13 Ekim 1980
Ahmet Beyefendi,
İran’ı, Şâh’ı ile berâber Amerika yıktı. Bugün de sıra bize gelmiş görünüyor. Zîra Batı da Rusya da Amerika ve İsrâil deTürk’ün millî ve mânevî bütünlüğünün bilenip keskin bir kılıç gibi bir ve berâber olmasına şiddetle karşı.
5 – 10 sene içinde hem nüfusu 100 milyonu bulacak, hem de millî şuuruna sâhip olacak bir Türkiye onları dehşete düşürmez mi?
Yakın Târihin Fâciaları
Asırlardır bu seviyeyi bulmamıza engel olmak için periyodik tahriklerle Türk halkını ayaklandırıp, memleketi bölük bölük ettikleri nasıl inkâr olunur? “Patrona”lara ve “Kabakçı”lara gitmeden, yakın târihin fâciaları buna şâhit değil mi?
(…) Türk milleti asırlardır “İlericilik” adı altında yıkıcı ve bölücü gözbağcılarının çomaklarıyla oradan oraya savrulmuştur.
Îtiraf etmesi güç olmakla berâber, bugün şehirli, kasabalı ve köylü olarak maalesef memlekette büyük kütlenin fikir seviyesi alabildiğine düşüktür.
Aydın denen zümreyi garb kendi ağı içine kıstırarak can damarlarını kurutmuş, millî ve mânevî değerlerinden boşaltmış, geçmişine, diline, dînine yabancı, hattâ düşman bir zümre hâline getirmiştir. (…)
Netîce:
Millî Güvenlik Konseyi’nin ilk beyanları ile şimdiki tutumu arasında çok fark vardır. Bu hareket, yaraya neşter vurmaktan uzaklaşarak, Türkiye’de teşekkül eden milliyetçiler zümresine bir darbe olmak yoluna girmiştir.
Bu hususta aklı eren, sözü geçen her şahsın ve teşekkülün Millî Güvenlik Konseyi mensuplarını îkaz etmesi ve doğru yolu göstermesi gerekir.
(Sâmiha Ayverdi/ Mektuplar – 10, sayfa 12/14)