Bu dünyâ kimi dost tutmuştur da nihâyet atmamıştır, kime bir şey vermiştir de onu ziyâdesiyle almamıştır, kimi sevindirmiştir de bu sürûru keder tâkip etmemiştir?
Garb, cehâlet, vahşet ve zulmet içinde inim inim inlerken Şark bir feyz, ilim ve nur kaynağı idi. Şark’ın sonradan kötürümleşmesi, dînin değil, ihtiras ve menfaatlerin pençesine düşmenin netîcesidir.
İnsanın çektiği elem ve gönül darlığı, dünyâya olan iltifat ve bağlılığı nisbetiyle artar.
Aşk, parçalanan bir bütünün iki ayrı cisimde karşılaşmasından hâsıl olmuş mukavemet edilmez bir iştiyaktır.
Perhiz nasıl her derdin devâsı ise, kötülüklerden uzak kalmak da rûhun devâsıdır.
Rahat yaşamak istersen, varken sevinme, yokken yerinme!
Hayatta mâruz kaldığın her menfî hâdise, ruh bünyeni bezeyen bir çiçektir. Eğer onları hoş kabûl etmenin yolunu bilirsen, bu çiçekler rûhuna güzel kokularından kaftan giydirir.
Muhakkak ki müsbet cereyanlar menfî ile birleştiği zaman tamam olur ve ancak o zaman işe yarayacak bir hâle gelir. Binaenaleyh müsbet ne ise menfî de odur ve her ikisinin izdivâcıdır ki netîceyi ele getirir.
Eğer hoşuna gitmeyen her hâdiseye yüzünü ekşitir ve onları fenâlık telâkkî etmek acemiliğini gösterirsen, hiçbir vakit müsbet ve menfî cereyanların tam ve birleşik kuvvetlerinden istifâde edemezsin.
Sâmiha AYVERDİ