“İskenderiye’ye giderken vapurda bir fakîre rast gelmiştim. Medîne’nin Mâlikî müftüsü idi. Ya kadîme’l -ihsân ihsânüke’l kadîm sözünü diline vird etmişti. Yâni, yâ ihsânı ezelî olan, senin ihsânın ezelîdir.
Sonra, Medîne’ye gittik. Bir gün kendisini ziyâret için evine gittim. Para vermek istedim. Fakat edep dışı saydığım için : Müsâade ederseniz uğur olsun diye ve hürmeten bunları değiştireyim! diye çanağındaki paraları alarak cebime koydum ve yerine, vermek istediğim parayı bıraktım.