28 AĞUSTOS
(Eski zaman insanının bir âmentüsü vardı. Kıbleleri ve inançları hemen hemen müşterekti. Vaktâ ki kıblesizler devri revaç buldu, kütleler de o zaman ne tarafa döneceklerini bilemez oldu. Daha doğrusu âmentüsünü kaybetmekle teveccüh edeceği/yüzünü döndüreceği,mürâcaat edeceği/bir mukaddesi/kutsalı/ olmadığından kendine tapmaya başladı. Böylece de cemiyet içinde bir curcunadır kopar oldu. Öyle ki kimi şöhrete tapıyor, kimi başını varlığın ve dirliğin eşiğine koyuyor, kimine kadın, kimine evlât mâbut oluyor, kimiş câh veikbâle taparak büyüklük şehveti ile yere göğe sığamaz hâle geliyordu. Tıpkı, atın idrarı üstüne düşmüş saman çöpündeki sineğin kendini deryâlarda zannetmesi gibi ikbâlperestliğin pis kokulu artığı içinde kendini deryâ kaptanı edâsı ile saman çöpü üstünde otururken, ayak bastığı yeri bir saltanat merkezi sanarak, tacına tahtına tapan hükümdarlar gurûru ile etrâfını da okyanuslar gibi gördüğü at bevline/sidiğine dâvet ediyordu…)
–Sâmiha AYVERDİ–
—————————————————————————————————————————-
25 AĞUSTOS
(Aradan çıkarılacak bir düşman, bizi şaşırtan bir ben ve benlik kal’ası var ki onu fethetmek ve “ben”i dünyâya salana iâde etmek, saâdetlerin bel ki de en erişilmezi olsa gerek.)
–Sâmiha AYVERDİ–
—————————————————————————————————————————–
21 AĞUSTOS
(Hele bu yarım aklınla bir de kalkıp: “Tâcım var, tahtım var, hazînelere, debdebe, dârâta sâhibim. Onları benden sonra da sülâlem devam ettirecektir,” diyecek olsan, göz açıp kapayıncaya kadar al aşağı edilmiş saltanat, ihtişam ve debdebe sâhiplerinin âkıbetlerini görmüş olan zaman da zemîn de, târihin doğru sözlü dudakları da kahkahalarla sana gülmekten geri kalmaz.)
–Sâmiha AYVERDİ–
—————————————————————————————————————————–
18 AĞUSTOS
(Yetmiş iki millet, sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir Ney’iz!)-Hz.Mevlâna
Safer ayımızın sıhhat, âfiyet ve bereket getirmesi niyâzıyla tebriklerimizi sunarız.
14 AĞUSTOS
(Beyhûde yere çalışıp çabalamak, uyumaktan iyidir.
…Allah, “Külle yevmin hüve fî şe’n” /Allah her an yeni tecellilerle her şeye müessirdir, her an yaratmaktadır, buyurdu-Rahman Sûresi,55/29- buyurdu. Bu yolda uğraş, didin, son nefese kadar bir an bile boş durma!Olabilir ki son nefeste bir dem inâyete erişirsin. O inâyet seni sırdaş eder.)
–Hz.Mevlâna–
—————————————————————————————————————————–
11 AĞUSTOS
(Büyümeye meyli olan her ot, büyüyüp durur; yaşar, günden güne gelişir. Fakat başını yere eğdi mi de günden güne küçülür, kurur; eksilir, mahvolur.
Rûhunun meyli yüceliklere ise, yücelir durursun; varacağın yer de orasıdır.Aksine olarak başını yere eğdin mi, battın gitti. Hak: “Ben batanları sevmem”, demiştir.)
–Hz.Mevlâna–
————————————————————————————————————————
7 AĞUSTOS
(Hizmeti ihlâsla yap. Hizmet eden sensin, başarıyı tahakkuk ettiren Allah’tır. Hizmette olan imtihandadır. Bunu hiç unutmadan hizmete devam etmelidir. Hizmeti yapmalı, neticeye bel bağlamamalıdır. Gerekeni yap, bir şey bekleme…)
–İlhan AYVERDİ–
———————————————————————————————————————–
4 AĞUSTOS
(…Maşrapasını çeşmeye ters tutanın bir yudum dahî alamaması çaresizdir.
Mürşidimin çeşmesinin lüleleri olan evlâtlarından vefâ, ferâgat, insanlık, merhamet, insaf suları inşallah kıyâmete kadar kesiksiz akacaktır.)
–Sâmiha AYVERDİ–
—————————————————————————————————————————