Perşembe, Nisan 3, 2025
Ana SayfaRıza Tekin UĞURELVakt-i Şerifler Hayr'olaVakt-i Şerifler Hayr'ola-Kasım 2021

Vakt-i Şerifler Hayr’ola-Kasım 2021

29 KASIM

“Geliniz, Azîz ve Celîl olan Allah’a boyun eğelim. O’nun takdirine, fiiline boyun eğelim. Gerek zâhiren, gerekse bâtınen O’na itaat edelim. Kadere rızâ gösterelim, muvafakat edelim. Kader üzengisine basarak yürüyelim. Zîra kader bize Allah’ın gönderdiği elçidir. Gönderenin hakkı için ona ikrâm edelim, boyun eğelim. Eğer kadere karşı böyle davranırsak, o, berâberinde bizi Allah’a götürür. İşte bu noktada ve bu halde; Nusret, hâkimiyet ve dostluk Hak olan Allah’ındır.Kadere kayıtsız şartsız rızâ gösterme noktasına geldiğin ve Allah’ın dostluğuna hak kazandığın zaman, O, sana kendi ilim deryasından, içecek… Lûtuf deryasından yiyecek verir. Kendisiyle ünsiyet peydâ ettirir. Seni kendi rahmetine gark eyler.”

Abdülkadir Geylânî Hz.


26 KASIM

ÂRİFLERİN SÖZLERİ;

(Allah’a yönelmek için kalbinde müsâit bir zemin, dimağında sohbet lezzeti, ateşi olacak.)

(Her kimin kalbinde sevgi ateşi ve sohbet tadı yoksa, onun basireti Allah’a kapalıdır.)

(Allah’ın öğrettiklerini tatbik etmemek vebaldir.)

(Cennetin etrâfı cefâ doludur.)


22 KASIM

Zünnûn Hazretleri’ne birisi,’’Seni sevmiyorum’’ dedi. Buna karşı Zünnûn-ı Mısrî de şöyle cevap verdi: ‘’Eğer Allah’a ârif oldunsa yeter; beni sevmesen de olur. Eğer bu mârifete sâhip değilsen, ârif olanları ara ki, sana mârifet yolunu bulduralar!’’

Bayezid- Bestâmî şöyle buyuruyor: ‘’İnsanlar şeytanın elinden kaçarlar. Hâlbuki şeytan da benden kaçar, aman diler.’’

Kendisinden bunun sebebi soruldu; Peygamberimizin bile şeytandan kaçması ve ondan Allah’a sığınması için emir var, dendi ve (Yârabbi, şeytan iğvâsından sana sığınırım, de!) diye Âyet-i Kerîme’nin var olduğu söylendi.

Bunun üzerine Bâyezid, şöyle cevap verdi: ‘’Allah, bu âyetle şeytandan kendisine sığınmayı ve bütün işleri O’na bırakmayı emir buyuruyor; şeytanın elinden aman dileyerek kaçmayı beyân etmiyor. Hâlbuki bir şeyden kaçmakla, onun sâhibine sığınmak arasında büyük farklar olduğu, düşünmekle anlaşılır. Çünkü Hak Teâlâ, şeytana: ‘’Benim kullarıma senin hükmün geçmez’’ buyuruyor.


19 KASIM

(…Hak erenleri, düşmanlarına –nefis, hevâ ve heves, şeytan düşmanlarına- gâlip gelebilmek için; zindelik kazanmak maksad ve gâyesiyle uyurlar. İhtiyaç dolayısıyla yemek yerler. Ancak zaruret hâlinde konuşurlar. Mecbur kalmadıkça, âdetleri dilsizlik yâni sükûttur. Onları ancak Allah’ın takdiri konuşturur. Bu dünyâda onların dilini Allah hareket ettirir, konuşturur. Tıpkı yarın kıyâmet günü uzuvlarını konuşturacağı gibi. Onları -her konuşanı konuşturan- Azîz ve Celîl Allah konuşturur. Tıpkı cansızları konuşturduğu gibi. Allah, konuşmanın sebep ve vâsıtalarını onlar için hazırlar; onlar da hemen konuşurlar. Onları bir işe sevk etmeyi murâd etti mi, kendilerini hemen o işe hazırlar…)

Hz. Abdülkadir Geylânî


15 KASIM

(Eğer Allah’ın adâletinden emîn isek, şu halde kabahatli biziz. Bizim niyet ve fiillerimizdir ki, karşımızda o nâhoş vak’ayı, o istemediğimiz hâdiseyi çıkarmıştır. Biz esâsen gâfil olduğumuz için isyan ediyoruz.)


(Osmanlı eserlerini tahrip eden Suûdîler, kısa zamanda Türkler’in “Belde-i Tayyibe” dediği mukaddes şehirlerin birer birer Amerikan şehri hâline gelmesine hem râzı oldular hem de bu değişmeyi bir medeniyet alâmeti zannettiler.)

Sâmiha AYVERDİ


12 KASIM

(…Kişinin aslî cevherinin meydana çıkması için bir mehenge vurulması, bir potaya girmesi lâzımdır. Cenâb-ı Hak bile bizi bize bildirmek için belâ ve musibetlerle imtihan ediyor; yoksa onun indinde bizim ne mahiyette kimseler olduğumuz mâlûm. Ancak her kul sadâkat dâvâsı edeceğinden, kâzib veya sâdık olduğumuz kendimize karşı meydana çıksın diye imtihan oluyoruz. Nerede o merd ki tecrübe ânında nefsine yenilmez.)

Sâmiha AYVERDİ


8 Kasım

(…Batı’da büyük çekişmeler ile ancak 1215’de çıkarılan beyannamelerle insan hak ve hürriyetlerine duyulan saygı anlayışına karşılık, İslâmiyet’in bu mevzudaki hassâsiyeti daha Hz. Peygamber zamânında hazırlanmış olan Medîne Anayasası ve Vedâ Hutbesi ile yâni insana hak ve hürriyet bildirisi diyebileceğimiz beyanlar, sünnet ve hadislerle tespit ve tâyin edilmiştir.)

Sâmiha AYVERDİ


(…bizi geçmişimizden soğutan bir büyülü kuvvet vardır. Bilmem ki hıyânete varan bu gafletimize ne zamâna kadar esîr olacağız?)

-Sâmiha AYVERDİ-


5 Kasım

“Öylesine dikkatli ve hassas ol ki, işin sonunda özür dilemek zorunda kalmayasın.” Abdulkâdir Geylâni Hz.

“Yüce Allah’a yakın olmak istiyorsan, seni ilgilendirmeyen bütün sözlerden ve bütün davranışlardan uzak dur!” İbn Atâullah el İskenderî Hz.

“Nefs Firavûnu hep övülme, takdir ister! O sedeple övülme ile yergiyi, takdir ile tenkîdi bir bilmeyen kâmil insan olamaz!” Hz.Mevlâna


ÂRİFÂNIN SÖZLERİ:

(Nefsine ağır gelen şeyden küsen, derviş olamaz.)

(Nîmete şükretmek, o nimetin memesini sağmak gibidir; devâmı gelir.)

(En büyük fakirlik, ölü mesâbesinde olan dünyâ ehli ile sohbet etmektir.)

Rıza Tekin UĞURELhttps://www.dertlidolap.com
..1987 yılında kurulan Kütahya Aydınlar Ocağı Derne­ği başkanlığını uzun yıllar yürüten Uğurel, hâlen (KÜMAKSAD) Kütahya Mevlânâ Araştırma Kültür San'at Derneği'nin de başkanı olarak mûsikî, kültür ve san'at faaliyetlerini sürdürmektedir.
Benzer Yazılar
- Advertisment -

Popüler Yazılar

error: Muhtevâ korumalıdır!